25 Kasım 2015 Çarşamba
Sahipsizler ordusu
Maçtan önce 'ne olacak acaba ' diye düşünenler, biraz Mustafa Denizli'nin tutumuna, ağırdan alışına dikkat etselerdi, onun neden kulübede değilde tribünde oturmak istediğini anlasalardı, Galatasaray'ın bu kadar aciz ve içinden çıkılmaz bir duruma düşeceğini az buçuk tahmin edebilirlerdi.Kim bu kadar silik bir takımın kulübesinde çaresizce oturmak, dahası kariyerine başlamak isterki..
En baştan başlayalım Taffarel'den..
Sanırsınız kulübede sayısız şampiyonaya katılmış cvsinde bir sürü başarı ve kupa bulunan, türlü türlü teknik adamlarla aynı soyunma odasında bulunup aynı ter kokusunu teneffüs eden Taffarel yok da, tamamen VİZYONSUZ(yüzümü ekşittim), bir B planı olmayan, rakip kaleye nasıl gideceğini hiç düşünmemiş, orta sahayı bile nasıl geçeceği konusunda en ufak bir fikir kırıntısı dahi olmayan tamamen turistik seyahate gelmiş Yurdum insanının tabiriyle 'Allah'a emanet' bir kadro ve oyunla takımı sahaya sürmüş sıradan bir adam var.Biraz boyu uzun, biraz yakışıklı, biraz havalı ve biraz da 'kredili' diye adamların birini savunmanın sağına, ötekini soluna DİKERSENİZ sizi böyle perişan ederler işte..Yazıma, yazın hayatına başladığım yazidaki üslupla devam etmek istiyorum biraz..
Sen Hakan Balta..Sen ne yavvaş, ne hantal, ne kondisyonsuz, ne nerde duracağını bilmeyen, ne çalım yemekten korktuğu için hamle yapmayan, solbekte hiçbirşey yapamamaya başlayınca 'stoperde belki olur' diyerekten milli takıma çağrılan, ne şanslı ne 'kontenjanlı' bir adammışsın.Ama suç sende değil.Antalyaspor maçında yaptığın penaltıyı dikkate almayıp biraz boyun uzun diye solbekte oynatanlarda.Değilse Hakan Balta'nın en son ne zaman solbekte iyi oynadığını biri hatırlatsın.Tamam geçti..
Eğer bu ülkede Rıdvan Dilmen "Chedjou Türkiye'nin en iyi stoperi" diyorsa vay halimize.Lanet olsun bu popülizme..Bunlar Denayer'e de aynı şeyleri söylemişlerdi.Birkaç çalım attı,biraz koşarken saçını başını salladı diye göklere çıkardığınız adam ayakta duramıyor ayakta..Allah'tan arada bir Atletico gibi takımlarla oynuyoruzda fizik güç neymiş görüyoruz.Kapı gibi takım meğer böyle oluyormuş.
Galatasaraylı oyuncuların tek bildiği şey vardı, o da kısa paslarla kenarlara inip ordan ööyle sneijder filan bişeler..Onun dışında duran top da yok.Bir Allah'ın kulu da kenardan demiyorki ileri kenarlara uzun atın da orda basın.Benim isyanım buna..Sakın Jem Karacan'ın adını ağzınıza almayın.O daha çok masum..Alkışlar Semih ve Muslera'ya gelsin.
21 Kasım 2015 Cumartesi
Sistemsizlik ve Başıboşluk
Üzerine yazılacak, konuşulacak bir yığın olay yaşandı Galatasaray camiasında.Tam bir sene önce bu dönemler olduğu gibi yine bir hoca değişikliği.Tamamen zamansız, fevri, spontane bir karar.Bu hatanın bedeli belki koca bir sezon olacak.
Hamza Hamzaoğlu çok iyi bir teknik direktör olmayabilir.Hatta Galatasaray' ın bulunduğu konum itibariyle bu sezon başarısız bir performans çizmiş de olabilir.Fakat koca bir Milli takım arasını pas geçip maça 3 gün kala(hafta içi şampiyonlar ligi maçı da var) hoca göndermek Galatasaray yönetiminin amatörlüğünü görmek için yeterlidir.Taraftarının hoşuna gitmeyebilir ama Aziz Yıldırım böyle bir amatörlük yapmaz.Bir başkan nasıl olmalı, bir yöneticide bulunması gereken vasıflar nelerdir; bu apayrı uzunca bir konu olduğundan idrakinize havale ediyor, maça geçiyorum.
Galatasaray'da gözle görülür bir sistem boşluğu var.Ne yapacağı belirsiz bir oyuncu grubu.Bunun maça hocasız çıkmakla bir ilgisi yok.Tafarel ne diyecek oyunculara: 'şimdiye kadar ki herşeyi unutun' mu diyecek.Takım içerisinde başta Selçuk ve Sneijder olmak üzere herkes birbirine talimat veriyor.Siz böyle bir durumu Fenerbahçe'de Beşiktas'ta yada başka takımlarda gördünüz mü.Bu bana mahallede, takımın büyük abilerinin küçüklere direktifler emirler vermesini hatırlattı.Ama dediğim gibi bu sadece mahalle takımlarında olur.
Galatasaray kesinlikle rakibine çalışmamış.Tamamen oyuncuların bireysel performansına bağlı herşey.Bireysel demişken..
-Artık bunu söylemekten sıkıldım.Denayer sağbek oynamaz, oynamaz yaa.Bütün pozisyonlarda rakibe topla buluşma imkanı veriyor, hareket alanı bırakıyor.Yani bu oyun çalımlamaca ya da çalım yememece oyunu değilki.Her topta Semih'in dibinde.Bir takımın enine genişliğı vardır, topun yerine göre pozisyon alışı vardır, organizasyon derken bundan bahsediyorum.Hafızanızı yoklayın bir düzine pozisyonu var Antalyasporun o kanattan.
Denayer, çok yetenekli bir futbolcu olabilir ama eğer oynayacaksa ya Hakan Balta'nın ya da Semih'in yerine oynar.Değilse ön libero oynar değilse, 3 lü savunmanın merkezi hariç diger iki kenarında da oynayabilir.Bugün Hakan'da Semih' te genel olarak iyi oynadılar fakat Hakan'ın ilk hatası penaltı oldu.Onun da ilk adımının, reaksiyonunun ne kadar yavaş olduğunu gördük.
-Podolski bir kanada hapsedilmemeli.Bu kadar bitirici bi oyuncunuz varsa onu Ya Burak'ın yanında ya da arkasında oynatmalısınız.İkili bir merkez orta sahanın sağında Podolski oynamaz.
-Galatasaray'ın ortasaha kurgusunu değiştirmesi şart.Birinin Selçuk diğerinin Rodriguez olduğu bir ortasaha yapısı tek kelimeyle intihar.İlerleyen dönemlerde Selçuk'un savunmanın önünde olduğu 3'lü bir orta saha görebiliriz.
-Rodriguez topla dribling yeteneği olan topla oynamayı seven bir oyuncu.Topla oynamak demek risk demek.Hele bu kadar paldır küldür herkesin topun önüne geçip pas istasyonu olmaya çalıştığı bir takımda riski 2 ye katlıyorsunuz.Galatasaray da aklı başında tecrübeli birinin takımın başına geçip sopayı eline alması şart..
7 Kasım 2015 Cumartesi
Hazin Son..
Uzun süre unutulmayacak bir maç oldu.Galatasaray taraftarı için gerçekten çok üzücü bir mağlubiyet.Bu kadar şanssızlık olur mu, oluyormuş demekki..
Galatasaray' ın kadrosu 'önce ben bir tane atıyim sonra düşünürüz' kadrosuydu.Nitekim golü de erken buldu.Selçuk sakatlanana kadar da orta sahada ciddi bir zaafiyet göstermedi.Ne zaman ki Selçuk sakatlandı, ne kontralarda oyunu tutabildi ne de hücumda organize olabildi.Rodriguezin yerli yersiz pres yapması, Sneijder' in de dengesini bozdu.Nihayetinde orta saha da bir top kaybı, Olcan'ın ilerde kalması Mehmet Akyüz'ün çok düzgün vuruşu golü getirdi.Mehmet Akyüz'ün golü bütün Galatasaray taraftarını hayıflandırmıştır.Umut Bulut akıllara gelince hayıflanmamak elde değil.
Hemen sonra bir tecrübeli oyuncusunu daha kaybetti Galatasaray.Topun hareketlerinden zeminin çok sert oluşu belliydi.Ve yine alakasız bir düdük yine duran top ve gol.Bir şeye açıklık getirelim.Galatasaray oyunu tutamıyor.Rakibi bezdiremiyor yoramıyor.Pas oyununda sürekli top sahanın kenarlarında, beklerde.Bunun sebebi Podolski hariç diğer merkez forvetlerin sırtı dönük topla buluştuklarında üretken olamamalarından.Kenara gelen top sıkışıyor ve en iyi ihtimal topun taca gitmesi.Bekler topu kaybettiğinde rakibe pozisyonu altın tepside sunmuş oluyorsunuz.Umut Bulut daha düne kadar milli takıma çağrılıyordu.Yani eğer sözleşmesi yenilenmezse süper ligde hangi takımda oynayabilir çok merak ediyorum.Maçta iki mükemmel gol vardı ama goller akla gelene kadar çok şey var.Kabul Galatasaray şanssızdı sakatlıklar hamle şansı vermedi.Ama Emre Çolak bu takımda oynar.Oynamamasının tek sebebi takımın geri kalanının fizik olarak düşük ve kısa olması.Fakat herşeye rağmen Emre Çolak oynar.Bugün Umut Bulut' un yerine Emre Çolak' ı hayal edelim.Hücumda çok daha üretken bir Galatasaray izleyebilirdik.Bu kadar yüksek forvetlerle oynuyorsanız ceza sahasına top atmalısınız.Hatırlayalım Podolski'nin golü öyle geldi.Herşeye rağmen Galatasaray' ın problemi hücum değil zaten 3 gol atmış.Kompakt oynayamıyor Galatasaray.Çok dağınık, bunun sebebi de oyuncuların kendini fedai zannedip saçma sapan pres yapması.Pres takım halinde yapılır yoksa anca yorulursunuz bide üstüne koskocaman sahada rakibe parsel parsel alan bırakırsınız.Galatasaray gibi büyük bir takımın oyunu bu kadar gittili geldili olamaz.Oyuna hükmedemiyor Galatasaray o kalitede oyuncusu da yok zaten vesselam.
3 Kasım 2015 Salı
Benfica-Galatasaray
Galatasaray eğer bu maçı kazanırsa gruptan çıkmak adına büyük bir adım atmış olacak.Maçtan önce en formda görünen isimler Olcan ve Selçuk.Aman nazar değmesin.Çünkü kaptanın oldukça değişkenlik gösterebilen bir performans çizelgesi var.Son 3-4 haftadır tabela yapıyor ve hatasıza yakın oynuyor.Olcan ise adeta "ciğersiz" miş gibi.Hücuma çok iyi genişlik katıyor.Fakat bütün bindirmeleri taç çizgisine paralel.En azından bir kaçını kaleye dikine yapmayı denese, ceza sahası ve civarında çok daha etkili olabilir.Topu kullanması bakımından Carole ün çok daha önünde.Sağbek ve sol ön pozisyonunda ciddi bir forma rekabeti var.Hamza hocanın Yasin'e gözü kapalı formayı verememesi anlaşılabilir bir durum.Sonradan oyuna girdiği maçlarda çok daha hareketli ve üretken oldu.Yasin' nin star modundan çıkması şart.Emre Çolak'ın ise yükselen bir formu var.Onun adına bu maç Atletico maçının telafisi olabilir.
Hücumda Burak Yılmaz' ın Luisao'nun arkasına yapacağı koşular çok önemli.Bu Benfica nın savunma hattını ileri çekip oyunu ortasahada sıkıştırmasına engel olacaktır.Zaten Galatasaray'ın topla birlikte ileri çıkan stoperleri rakip için fazlasıyla eşleşme problemi oluşturuyor.Hem Burak hem Podolski bu tür koşular yaptığından, Sneijder'in bu iki oyuncuya yakın oynaması onu çok daha rahat topla buluşturabilir.Yine Galatasaray' ın en etkili hücum silahlarından biri sadece Fenerbahçe maçında yapamadığı uzaktan şutlar.Fakat rakip de çok şutör bir takım.Hem Gaitan hem Jonas cok etkili uzaktan şutlar atabiliyor.Galatasaray gol yemez ya da en fazla 1 gol yerse bence 3 puan alma ihtimali çok yüksek.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)