24 Ekim 2015 Cumartesi
Derbi
Galatasaray son oynadığı maçlarda gösterdi ki pozisyona girmekte zorlanmıyor.Özellikle de şutör oyuncusu çok fazla.Bununla beraber duran toplar da en önemli silahlardan biri.Özellikle Trabzon ve Konya deplasmanlarında atılan goller birbirinin kopyası.Yine kornerleride çok etkili kullanıyor aslan.Gençlerbirliği maçında Chedjou nun golü ve Benfica maçında Umut Bulut'un pozisyonu yakın tarihteki örnekleri.
Hamza Hamzaoğlu'nun Benfica maçına kadar bir takıntısı vardı.O da zor gördüğü maçlara, takımın sıradan ve işleyen yapısını değiştirerek ekstra önlemler almak.Hatırlayalım geçen sene Fenerbahçe deplasmanına solbekte Olcan ve onun önünde de Telles'le başlamıştı.Halbuki o dönemler Yasin'in yükselen formu dikkat çekiyordu ve oyuna girdikten sonra da çok net pozisyonlara girmişti.Yine içerdeki Atletico maçında sıradışı saha geometrisi ve Hakan Balta'nın orta sahada oyuna başlaması dikkat çekmiş, ikinci yarı orta saha kurgusunu eski haline getirerek ve Hakan Balta'yı stopere çekerek daha iyi bir futbol ortaya koymuştu.Fakat Benfica maçında kazanan kadroyu koruması ve maçı alması bu defa Hamzaoğlu'nun fikrini değiştirebilir.Yine de Umut Bulut'un formsuzluğu ve 3 günde bir oynanan maçları da göz önüne aldığımızda ilk 11 i zorlayabilecek 2 isim ön plana çıkıyor.Rodriguez ve Denayer.Rodriguez'i sağ önde başlatıp Podolski'yi en uçta kullanabilir.Yine Denayer'i sağbekte Sabri'yi sağ önde oynatarak Caner ve Nani'ye önlem alabilir.Hiçbiri olmayıp Podolski'yi şu sıralar iyi oynadığı bölge olan sağ önde de başlatabilir.Burak Yılmaz'ın ilk 11 de başlaması düşük bir ihtimal.Her kim oynarsa oynasın Galatasaray için bu maçta en önemli nokta son maçlarda sıkça yaşadığı erken gol yeme hastalığının önüne geçmek.Bütün ihtimalleri ve istatistikleri bir tarafa bırakıyor ve sahada zevk veren bir futbol oynanmasını umuyorum.
17 Ekim 2015 Cumartesi
REKABET
REKABET
Önce şuna bir açıklık getireyim.Ben yazılarımı yazarken asla ahkam kesme maksadıyla yazmıyorum.Benim maçlarla ilgili yazı yazmamın iki sebebi var.Birincisi keyifli bir uğraş,ikincisi piyasada spor yazarı diye geçinip abidik gubidik yazılarla dünyanın parasını kazanan bir sürü İŞSİZ var.Bunları söylerken tepkim asla bana eleştiri ve önerileriyle yardımcı olan abi ve arkadaşlarıma değil bilakis bahsettiğim İŞSİZLER ordusuna.
Galatasaray maçlara iyi başlayamıyor.Hele de kendi evinde oynadığı maçlara..Bu bazen bireysel hatalardan kaynaklanıyor bazen de takım halinde oyuna motive olamamaktan..Kendi evinde oynadığı maçlarda sürekli geriye düşüyor ve sakin kalamıyor. Selçuk çok iyi oynadı fakat takım kaptanı olarak arkadaşlarını sakinleştireceği yerde hakemin üzerine giden ilk oyuncu o oluyor.
Yine bu maçla ilgili vurgulamak istediğim noktalardan biri Sneijder’in maç içerisindeki oynadığı mevkiler.Maça solda başladı, sonra Selçuk’un yanına geçti ve maçı orda bitirdi.Bu olay Başakşehir maçından beri var ve işe yarıyor.Bilal’le Sneijder yer değiştirmiş ki fena da olmadı.Hem Sneijder hem Bilal iyi oynuyor.Bilal’in o mevkide oynaması Hamza hocanın senenin başından beri dem vurduğu ileri 3’lünün savunma zafiyetini de gidermiş gibi.Ama Galatasaray da oynayan bir gariban var ki, o hep maçın içinde(başka garibanlar da var)..Gazetelerde kendisi ve ailesiyle ilgili saçma sapan haberler mi dersiniz,taraftara bir türlü kendini beğendiremeyişi mi dersiniz, internette sürekli alaya alınışı mı dersiniz..Evet evet Sabri Sarıoğlu’ndan bahsediyorum.Hadi çıksın biri desin ki Sabri sezon başından beri kötü oynuyor.Aksine Sabri sezon başından beri mükemmel oynuyor.Atletico maçında Denayer’in kurbanı oldu sadece.Denayer çok iyi bir oyuncu ve stoper.Ama yetenek dediğiniz şeyin içine tecrübe girmiyor.Oyun bilgisi girmiyor.Nerde duracağını bilmek girmiyor.Takımdaşlık ve taraftarlık girmiyor.Kimse Denayer’in Podolski’ye yaptığı asisti hatırlatmasın.O maçta da birçok savunma zaafiyeti vermişti diğerlerinde de.İşin hücum kısmını bugünkü maçı canlı izleyenlere izah etmeye gerek yok.
Sabri’nin bugün ki görkemli performansı bi tarafa dursun,maçı koparan adamlar şüphesiz Yasin’le birlikte Chedjou oldu. İlk golde asist,sonrasında kornerden gelen gol.Ama birinin Chedjou ‘ya stoper olduğunu hatırlatması lazım,en azından o bölgede oynadığını..Lakin ilk yarıda çok büyük hatalar yaptı.İlk hata direkten döndü, ikinci golde önünden geçen topa belki yatarak müdahale etmeyi deneseydi, en azından topun yönünü değiştirebilirdi.Partneri Hakan Balta’yı anlatmak için yazılan şeyler yetersiz..Ayakta alkışlamak lazım.Bugünlerin gözde tabiriyle EFSANE oynuyor..Sezon başından beri 3 günde bir maç.Maşallah diyelim.
Ve ikinci yarıda yine oyunun seyrine direkt etki eden Yasin...Çok hareketli.Belki çok süratli değil ama çok çabuk.Sol tarafta müthiş şeyler yaptı.İlk golün pası, kendi attığı gol..İşin şov kısmında da var.Ne de olsa taraftar böyle şeylere bayılıyor.Oyunu aldı başka bir yere götürdü.Sadece daha istikrarlı oynaması gerekiyor..Çünkü Galatasaray’da şuan müthiş bir forma rekabeti var, özellikle orta sahada.Kenarda Emre var Olcan var,oyundan çıkan Rodriguez var ve daha Hamit var..Bu oyuncular hep birbirlerinin alternatifi.Bence Galatsaray’ın toparlanmasında en büyük etkende bahsettiğimiz yada yeteri kadar bahsedemediğimiz ‘Forma Rekabeti oldu’
3 Ekim 2015 Cumartesi
Selçuk İnan ve yapamadıkları..
Galatasaray ligdeki en önemli deplasmanlarından birini daha kazasız belasız atlattı. Şöyle ya da böyle deplasmanlarda kazanmasını biliyor Cimbom. Fakat bu maçta da malesef oyunun kilidini açan yine hatalı bir hakem kararı oldu.
Maçı anlatmaya kalktığımda ilk aklıma gelen şey Podolski’nin performansı ya da hakemin hatalı kararları değil, Selçuk İnan’ın aşırı formsuzluğu..Gerçekten çok kötü Selçuk. Hiç insiyatif almıyor, baskı halinde oyunun yönünü değiştiremiyor ya da adam geçemiyor. Sadece faul alıyor o da hakem yerse! Rakibe baskı yapıp ikili mücadelelerde top da kazanamıyor.Aklıma tek gelen ilk yarıda Emre’den faul yaparak kazandığı ve pozisyonun devamında Badji’nin kart gördüğü pozisyon.Selçuk’un ligin bu dönemlerinde kaptanlık kontenjanından yararlandığını söyleyebiliriz.
Maç öncesinde Jose Rodriguez’in yeri garanti derken Selçuk’un aşırı formsuzluğunu ve Bilal’in dalgalanan performansını göz önüne almıştım. Fakat bence Bilal çok iyi bir maç çıkardı.Selçuk’un aksine ikili mücadelelerde daha iyi ve en önemlisi final paslar atıyor. Ceza sahasına gönderdiği bütün toplar tehlike oldu. Ve yine maçın kırılma anlarından biri, ikinci yarının ortalarında Hamza hocanın Sneijder’le Bilal’in yerini değiştirmesi oldu.Sneijder geri gelince markajdan kurtuldu ve Galatasaray geriden daha hızla çıkabilmeye başladı.Sneijder’in orada oynaması Galatasaray adına savunma bakımından bir handikap oluşturmadı çünkü, Başakşehir’in bütün hücumları kanatlardan geldi. Zaten Sneijder mücadeleden çekinen yumuşak bir oyuncu değil aksine çok agresif bir oyuncu. Birazcık geriye gelip yüzü dönük oynamaya başlayınca, oyun zekasını sahaya daha iyi yansıtabiliyor. Nitekim bunu ikinci golde gördük. Podolski‘nin topu oraya kadar müthiş taşıması savunmanın dengesini bozdu ve sneijder arka direğe müthiş gönderdi. Elbette gollere baktığımızda bariz bir Podolski faktörü görüyoruz fakat unutmayalım ki ilk gol hakem tarafından iptal edilseydi, Galatasaray golden sonra bu kadar açık alanlar bulamazdı.Herşeye rağmen Podolski herhangi bir kanada hapsedilmeyip biraz daha özgür oynayınca fizik gücünü sahaya daha iyi yansıtıyor. Bu performansı Burak’ın olmadığı diğer haftalarda Hamza hoca adına iyi bir referans olacaktır.
Başakşehir bildiğimiz gibi. 0-0 ı oynadıklarında taraftara ızdırap çektirebiliyorlar. Tam bir deplasman takımı. Asla savunma güvenliğini riske etmiyorlar. Ama Abdullah Avcı’nın Doka yı kenarda oturtmasını anlayamadım. Ne yapacağı belli olmayan bir oyuncu. İçeri dışarı çalım atıyor ve çok etkili şutlar çekebiliyor.Onlar adına da lig iyi başlamadı ama ilerleyen haftalarda toparlanacaklardır.
Galatasaray Başakşehir maç önü
Döndük lige. Galatasaray Astana macının ardından sadece 1 gün takım halinde çalışabildi. Rakip geçen sene ligdeki her takımın çekindiği Başakşehir.
Hamza hocanın konuşmalarını dinledikce şaşkınlığım artıyor. Geçen sene o olgun ve iğnelemeden ortaya konuşan naif hoca gitmiş. Şimdilerde ise tarzını çok değiştirmiş. Galatasaray hakkında yapılan her haberi yazılan her yazıyı Galatasaray a karşı yapılmış yada yapılacak olan bir bombalı eylemmiş gibi algılıyor. Halbuki bu iş cok basit ve dünyanın her yerinde böyle.Haber değeri taşıyan insanların merak edebileceği her olay biraz makyajlanarak medyada yayınlanır. Yönetimin hocadan gidişatla ilgili rapor istemeside bu gruba girer ve gayette haber niteliği taşır. Bırakın hocam medyayla uğraşmaya iyi geçinmeye bakın..
Gelelim maça. Galatasaray ciddi şekilde yorgun.Bence Galatasaray adına bu maçta en önemli nokta; hücum ederken oyuncuların pozisyonlarını kaybetmeden atakları sonlandırması.Çünkü Galatasaray ın takım savunmasındaki zaafiyeti oyuncuların hücumda sürekli yer değistirmeleri sonucu pozisyon kaybetmelerinden, ataktayken ya tamamen bir kanatta(genellikle sol) kümelenmelerinden yada podolski,sneijder,yasin üçlüsünün köşe kapmaca oynamalarından kaynaklanıyor..
Savunma hattı bu kadar alarm veriyorken chedjou yu kenarda oturtmak zor gibi. Hele hele bu kadar organize hücum eden, set hücumunda başarılı, kontra ataklarda tehlikeli bi takıma karşı öyle alelade bir savunma yetmeyebilir.Ben Rıdvan Dilmen in aksine bu maçta yine Hakan Balta nın oynayacağını düşünüyorum.Galatasaray bugün rakibe önlem almadan, ' ben kendi oyunuma rakibe kabul ettiririm' anlayışıyla maça çıkamaz.Orta sahada jose rodriguezin yeri garanti gibi.Belki o bölgede bir emre çolak yada jem karacan süprizi olabilir.Gerçi Sinan hariç her türlü sürpriz olabilir!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)